Prof. Dr. Mehmet S. Binnet

TİBİA PLATO KIRIKLARI

Plato kırıklarının tedavisindeki ana amaç stabil, hareketli ve ağrısız diz kazandırabilmektir. Bu kırıkların yetersiz tedavisi sonrasında harekette sınırlılık, deformite, travmatik artrit ve diğer ciddi komplikasyonlar gelişebileceğinden tedaviye çok özen göstermelidir.

Yaralanma mekanizması: Daha çok direkt zorlamalarla olur. Trafik kazalarında yayaların diz bölgesine aracın tampon ve çamurluklarının çarpması ile direkt olarak kırılır. Bu yüzden bu kırıklar çamurluk kırığı (bumber frakture) olarak ta adlandırılır. Daha çok dış platoda kırık olur.

İndirekt mekanizma ile kırık oluşması diz varusta veya valgusdaki bükülme zorlaması veya topuk üzerine diklemesine düşmelerde ve darbelerde gelişebilir. Yüksekten düşmede diklemesine zorlama ile çok kez T veya Y biçiminde kırıklar oluşturur.

Patoloji: Bu bölge kırıklarında tibia platosunda çökme, ayrılma, parçalanma sonucu eklem düzeni ve stabilitesi bozulur. Eklem yüzlerindeki bozulma beraberinde progresif gelişecek patolojilere zemin hazırlar. Eşlik eden lezyonlar bağlarda özellikle yan bağlarda ve menisküslerde parçalanma veya ayrılma şeklinde gelişebilir. Eşlik eden menisküs lezyonları % 10-20 oranındadır. Bağ yaralanması olarak en çok medial kolleteral bağ zedelenir. Dış kondil çökme kırıklarında ve ayrılmamış kırıklarında iç yan bağ yaralanması araştırılmalıdır.

Plato kırıklarının az kaymış olanlarında kayma 4mm. den ve genişlik tibia plato yüzeyinin %25 inden az olarak değerlendirilir.

Kompresyon kırıkları iki alt grupta özetlenir. Bunlardan lokal kompresyon kırığı femur kondilinin baskısı ile olan çökme kırığıdır. İkinci alt grubu olan yarılmış çökme kırığında eklem yüzü ortasındaki çökme vardır, çevresindeki kıkırdak ve kemik sağlamdır. Total çökme kırığı her iki kondilden başlayan kırık çizgisi interkondiler eminentiaya yakın yerden başlar, oblik olarak plato aşağısına ve tibia korteksine uzanır. Bikondiler kırıkta her iki kondil eklem yüzü kırığa katılır, bir kondilde çökme veya ayrılma, diğerinde tam çökme olur.

Belirti ve bulgular: Dizde ağrılı şişme ve hemartroz vardır. Kırık üzerinde duyarlılık gelişir. Ağrı ve şişlik nedeni ile hareket sınırlılığı vardır. Kırığa eşlik eden lezyonlara bağlı bulguların da olabileceği unutulmamalıdır. Tanı da direkt ön arka ve yan radyografi, varus ve valgus stress zorlamaları ile ön arka grafisi ve bilgisayarlı tomografiden yararlanılır. Çökme, derinlik ve patolojinin boyutları tomografi ve NMR ile daha iyi değerlendirilir.

Tedavi: Tedavinin amacı stabil, güçlü, ağrısız ve hareketli bir diz kazandırmaktır. Tedavi yöntemi seçilirken hastanın yaşı genel durumu, kırık tipi ve derecesi, eşlik eden bağ ve menisküs lezyonları etkili olurlar. Fragmanlar arasındaki ayrıma 3 - 4 mm, kadarsa konservatif tedavi önerilir.10 dereceden çok olan varus ve valgus instabilitelerinde cerrahi tedavi uygulanması önerilir.

Çok az kaymış kırıklar uzun bacak alçısı ile 4 - 6 haftalık tespitten sonra aktif egzersizlere başlanır. Tibia plato kırıklarındaki tedavide erken hareket ve geç yük verme esastır. Aktif hareketlerden sonra , kırık radyolojik olarak görülmeyinceye kadar, koltuk değneği bırakılmaz

Cerrahi tedavide ayrılmış kırıklarda kansellöz (spongioz) vidalarla tespiti önerilir. Çökme kırıklarında , 7-8 mm. den fazla çökmede veya instabilitede cerrahi redüksiyon, gerekiyorsa çöken kemik bölgesine kemik grefi desteklenerek plak ve vida tespiti önerilir.